İspanya futbolunun en üst seviyesi olan LaLiga’da heyecan dozajı her geçen hafta artarken, takvimin yirmi yedinci haftası son derece stratejik bir mücadeleye sahne olmaya hazırlanıyor. Sezonun ilk yarısında kendi evinde beklemediği bir darbe alan başkent temsilcisi, şimdi bu kaybı telafi etmek ve şampiyonluk yürüyüşünü sürdürmek adına zorlu bir deplasman yolculuğuna çıkıyor. Álvaro Arbeloa ve öğrencilerinin ligin zirvesindeki amansız takibi devam ederken, ev sahibi ekibin Avrupa kupalarına katılım noktasındaki ısrarı bu karşılaşmayı bir taktik savaşına dönüştürüyor. Her iki takımın da puan kaybına tahammülünün olmadığı bu süreçte, sahadan kimin zaferle ayrılacağı merak konusu olmaya devam ediyor.
Eflatun-Beyazlıların Şampiyonluk Takibi ve Kadro Dinamikleri
Álvaro Arbeloa yönetimindeki başkent ekibi, ligin geride kalan yirmi beş haftasında topladığı altmış puanla liderin hemen ensesinde yer alıyor. Ocak ayında görevi devralan Arbeloa’nın takıma kattığı yeni soluk, özellikle hücum hattındaki verimliliği üst seviyeye çıkarmış durumda. Kylian Mbappé’nin ligde kaydettiği yirmi üç gol, takımın en büyük kozu olmaya devam ederken, Vinícius Júnior ve genç yetenek Gonzalo García’nın ona eşlik etmesi hücum varyasyonlarını zenginleştiriyor. Ancak takımın sadece hücum gücüyle değil, Trent Alexander-Arnold gibi yeni transferlerin sağ kanatta yarattığı modern bek etkisiyle de rakiplerine korku saldığını söylemek mümkün. Jude Bellingham’ın sakatlık dönüşü sonrası fiziksel durumu belirsizliğini korusa da, takımın genel form grafiği oldukça umut verici görünüyor.
Takımın son haftalardaki performansına bakıldığında, yedi maçlık müthiş bir galibiyet serisinin ardından gelen Osasuna mağlubiyeti bir uyarı niteliği taşısa da, Valencia ve Real Sociedad karşısında alınan net galibiyetler moral seviyesini tekrar yukarı çekti. Şampiyonlar Ligi’ndeki Benfica eşleşmesi nedeniyle yoğun bir fikstür içine giren ekipte, rotasyonun nasıl şekilleneceği bu maçın kaderini doğrudan etkileyebilir. Arbeloa’nın, ilk yarıda kaybedilen maçın psikolojik ağırlığını oyuncularının üzerinden atması ve sahada daha disiplinli bir görüntü sergilemesi bekleniyor. Özellikle savunmada Éder Militão ve Dani Carvajal’ın uzun süreli sakatlıklardan dönmesi, savunma hattına tecrübe katsa da tam maç kondisyonuna ulaşıp ulaşmadıkları soru işareti yaratıyor.
Gök Mavililerin Evindeki Direnci ve Avrupa Hedefleri
Claudio Giráldez’in komutasındaki ev sahibi ekip, bu sezon sergilediği istikrarlı futbolla ligin altıncı sırasına kadar tırmanmayı başardı. Otuz beş puanla Avrupa Ligi potasında yer alan ekip, özellikle büyük takımlara karşı sergilediği dirençli futbolla tanınıyor. Sezonun ilk yarısında Bernabéu deplasmanında aldıkları tarihi galibiyet, takımın özgüvenini zirveye taşımıştı. Williot Swedberg’in o geceki performansı hafızalardaki tazeliğini korurken, Borja Iglesias gibi on gollü bir golcünün varlığı ve efsanevi kaptan Iago Aspas’ın otuz yedi yaşında olmasına rağmen sahaya koyduğu akıl dolu futbol, rakipler için en büyük tehdit unsurları olarak öne çıkıyor.
Ancak ev sahibi ekip için son haftalar pek de parlak geçmiyor. Son beş lig maçında sadece bir kez galibiyet yüzü görebilen ekipte, beraberliklerin fazlalığı dikkat çekiyor. On bir beraberlikle ligin bu alandaki liderlerinden biri olmaları, maçları koparma noktasında yaşadıkları sorunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bryan Zaragoza’nın kanatlardaki hızı ve Pablo Durán’ın enerjisiyle hücumda dinamizm yakalamaya çalışsalar da, savunma güvenliğini ön planda tutan anlayışları bazen skor üretmelerini zorlaştırıyor. Yine de Avrupa kupaları hedefinden kopmamak adına, güçlü rakipleri karşısında taraftar desteğini de arkalarına alarak puan veya puanlar almak için tüm güçlerini sahaya yansıtacaklardır.
Sahadaki Stratejik Satranç ve Maç Sonucu Öngörüleri
Taktiksel açıdan bakıldığında, Giráldez’in ilk maçta uyguladığı düşük blok savunmanın bu kez kendi evinde nasıl bir form alacağı merak ediliyor. Taraftarı önünde daha cesur bir oyun oynamak isteyecek olan ev sahibi, Aspas’ın yaratıcılığıyla Mbappé ve Vinícius’un savunma arkasına sarkma çabalarını dengelemeye çalışacaktır. Diğer tarafta Arbeloa, hızlı geçiş oyunlarını kullanarak rakibini hazırlıksız yakalamayı planlıyor. İki takım arasındaki geçmiş mücadelelerde maç başına üç golün üzerine çıkan ortalama, futbolseverlere yine seyir zevki yüksek bir doksan dakika vaat ediyor. Özellikle son dört karşılaşmada atılan toplam on yedi gol, sahadaki ofansif niyetlerin bir göstergesi olarak kabul edilebilir.
Sonuç olarak, şampiyonluk yarışının en kritik virajlarından birinde olan konuk ekibin, bireysel yeteneklerin ağır bastığı bir oyunla galibiyete bir adım daha yakın olduğunu söyleyebiliriz. Mbappé’nin gol krallığı yolundaki hırsı ve takımın rövanş motivasyonu, onları bir miktar öne çıkarıyor. Ancak ev sahibinin inatçı yapısı ve kontrataklardaki etkinliği maçın her anında bir sürprize açık kapı bırakıyor. Karşılıklı gollerin atılacağı, temponun hiç düşmeyeceği ve muhtemelen konuk ekibin tecrübesiyle sahadan üç puanla ayrılacağı bir senaryo en muhtemel sonuç gibi görünüyor. Mbappé ve Borja Iglesias gibi isimlerin tabelayı değiştirmesi beklenen bu mücadele, LaLiga’nın zirve yarışındaki dengeleri yeniden belirleyebilir.
Bu müsabaka öncesinde dikkat çeken en önemli istatistiklerden biri de, konuk ekibin deplasmanda oynadığı on bir maçın sekizini kazanmış olmasıdır. Bu yüksek deplasman formuna rağmen, ev sahibi ekibin ligdeki en yüksek beraberlik oranına sahip olması, maçın düğümünün son dakikalarda çözülebileceğine işaret ediyor. Savunma disiplininden taviz vermeyen Giráldez, Mbappe’yi kilitlemeyi başarabilirse puan alma şansını artıracaktır. Ancak Arbeloa’nın elindeki geniş kadro ve Alexander-Arnold gibi duran top ustalarının varlığı, kilitlenen oyunları açmak için yeterli donanıma sahip olduklarını gösteriyor. Futbol otoriteleri, bu karşılaşmanın her iki kale önünde de bolca pozisyona sahne olacağını ve şampiyonluk yolundaki konuk ekibin hata yapmayacağını öngörüyor.
